Hayır diyebilmenin dayanılmaz hafifliği

0

 

“Diğer insanlarla gerçekci ve alışverişe imkan veren sağlıklı bir mesafe kurabilen kişi, anlamlı bir hayat sürmenin bileşenleri olan kendi duygu ve isteklerini ifade edebilme yeteneği ve kendisi olabilme becerisine sahiptir diyebiliriz” diyor Psikiyatr Dr. Alp Karaosmanoğlu.

 

Psikiyatr Dr. Alp Karaosmanoğlu, hayır diyebilmek kişinin mutluluğu için en önemli tavırdır diyor ve ekliyor:  ” Hayır diyebilmeyi öğrenen bir kişi, kendi eğilimlerini anlayabilmek için daha fazla alana ve zamana sahip olur. Bu nedenle ayıp olmasın mantığı ile düşünmez ve hayatına kendisi ile uyumlu bir şekilde yön verir. En önemlisi, kendi ve sizin ihtiyaçlarının hakkında saygılı olan insanlar, hayır diyemeyen insanların pek ilgisini çekmez. Genellikle biraz önce saydığımız tüketici tipler onlar için daha ilgi çekicidirler. Kendi haklarına bu kadar yapışabilmeleri, hayır diyemeyen insanlara en başta çekici gelir. Ancak uzun vadede çok yıpratıcı bir ilişki içine çekildiklerinin farkında bile olmazlar.”

Psikiyatr Dr. Alp Karaosmanoğlu

Klasik olacak ama “Hayır” demek konusunda tüm dünya neden bu kadar zorlanıyor?

Bazı insanlar diğerler insanlara, bazı topluluklar da diğer topluluklara göre hayır demekte zorlanıyorlar. Ama genellikle tüm toplumlarda hayır diyememek bir sorun yaratır. Hayır diyememenin iki türü vardır. İlki, hayır dersek karşı tarafın vereceği karşılıktan korkmaktan kaynaklanır. Bize ya kızacak ya da bunun hesabını bize ödetecektir. İleride fırsatını bulduğunda intikamını alacaktır. Kişi büyüdüğü çevreye ve mizacına göre diğer insanların misilleme yapmaya eğilimli olduğunu hissediyorsa, hayır demesinin önündeki engel diğer insanlardan korkmasıdır. İkinci tür hayır diyememek bencil olma fobisi diyebileceğimiz bir düşünce eğiliminden kaynaklanır; ya da Şema Terapi’de isimlendirdiğimiz gibi Kendini feda etme Şemasından. Burada korkumuz karşımızdaki kişinin tepkisi değil, bencil durumuna düşmektir. Özellikle fazla vicdanlı diye özetleyebileceğimiz bu kişiler için için bencil duruma düşmekten ölesiye korkarlar. Bu nedenle her durumda en özverili davranmaya çalışırlar. Bu durumda hayır demek onlar için de nerede ise imkansızdır. Bu iki düşünce kalıbı da bir tür hastalıktır. İnsanoğluna ait bir tür yaratılış kusuru. Dozunda yapıldığında işlevsel olan bu kalıplar aşırıya kaçtığında kişinin ruhsal sağlığını tehdit eder.

En çok yaşamın hangi alanlarında “Hayır” demek konusunda zorlanıyoruz?

Kişinin hassas olduğu bölgelere göre bu değişir. Boyun eğicilik şeması olan bir kişi iş yerinde patronlarına karşı hayır demekte zorlanabilirken, evde eşine ve çocuklarına aşırı buyurgan, hükmedici olabilir. Aşırı fedakarlık şeması olan bir kişi patronlarına karşı belki kendisini iyi koruyabilirken, aciz olduğunu düşündüğü insanlara karşı hayır diyemeyebilir. Emrederseniz yapmaz ama ona ihtiyacınız olduğunu söylerseniz canını verir.

Hayır diyebilmek önemli

Kendisi için iyi olmayan bir şeye hayır diyebilmek, kişinin kendi sınırlarını koruyabildiğini, kendisinin ve karşısındakinin ihtiyaçlarını aynı anda gözetebildiğini ve sağlıklı mesafeler koyabildiğini gösterir. Bu durumda çok temel bir ihtiyacımız olan kendini ifade etmek, kendisi olabilmek gibi kavramları hayatında
sağlıklı dozlarda yaşayabilir. Bu durumda mutlu olmak için çok gerekli bir yetiye sahiptir diyebiliriz o kişi için.

Başarılı, kendine güvenli insanların “Hayır” diyebilmeleri daha mı kolay?

Başarılı olmak ve hayır diyebilmek ayrı şeylerdir. Kişi hem aşırı becerikli ve azimli olabilir, hem de hayır demeyi bilmiyor olabilir. Ancak hayır demeyi bilmeyen insanların gerçek anlamda başarıyı yakalamaları zordur. Bile bile ladeslerle geçen süreler, kişinin içinde öfkeye ve kinlenmeye neden olabilir. Kişi gittikçe
alınganlaşmaya başlar ve beklenmedik bir anda kendisini haksızlığa uğramış olarak görür ve sert, ani tepkiler verebilir. Böyle bir örüntü, iş yaşantısında çok yıpratıcı olabilir.

Nasıl “Hayır” demeyi öğreniriz?

En basit yolu, basitten zora hayır diyemediğimiz alanların listesini yapmak ve sırasıyla üzerine gitme alıştırması yaparak, hayır dediğimiz durumların sonuçlarını gerçekçi olarak değerlendirmektir. Genellikle
kolaydan başlayarak zora doğru gideriz. E başta zor görünen hayırlardan sonra arkadaşlarımızın ve dostlarımızın bizden uzaklaşmadıklarını, zannettiğimiz kadar intikam almaya hevesli olmadıklarını, onların da bizim ihtiyaçlarımızla ilgilenebildiklerini gördüğümüzde, bu alışkanlığımızı yavaş yavaş terk etmeye başlarız.

Hayır diyemediğimiz en önemli örnekler hangileri

– Kendi isteklerinin aşırı farkında olan bencil ve baskın eşler,
– Yaşamak için size ihtiyacı olduğunu düşünen aciz aile bireyleri,
arkadaşlar veya eşler,
– Astlarını, ihtiyaçları olamayan köleler gibi görmeye eğilimli olan
yöneticiler,
– Başkalarının ihtiyaçları hakkında duyarsız olan narsistler,
– Merhamet duygusundan yoksun, sizi sömürmeye hakkı olduğunu zanneden
psikopatlar hayır dmekte zorlanılan karakterlere örnek olarak
verilebilir.

Share.

About Author

Leave A Reply