20 Yıl Sonra: 1999 Marmara Depremi ve Travmanın Gücü

0
Psikoterapist Emre Konuk

Klinik Psikolog, Çift ve Aile Terapisti, DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü, Kurucu Başkanı, EMDR Derneği Başkanı, ÇATED Çift ve Aile Terapisi Derneği Bşk. Yrd. Emre Konuk

Klinik Psikolog Emre Konuk ve ekibi Marmara Depremi’ni yoğun yaşamış olan Yalova, İzmit, Gölcük ve Değirmendere gibi bölgelerde 400 kişi ile depremin travmatik etkileri üzerine bilimsel bir araştırma gerçekleştirdi.

20 yıl geçse de travma etkisi çok güçlü 

  • Aradan 20 yıl geçse de, hatırı sayılır oranda deprem mağduru kişinin depremle ilgili ciddi boyutlarda sorun yaşadığını belirledik.
  • Bu kişilerin çocukluk ve ergenlik dönemlerinde aile içinde yaşadıkları sorunların ve travmatik süreçlerin bugün yaşadıkları depremle ilişkili Psikolojik ve Psikiyatrik sorunların, (TSSB) Travma Sonrası Stres Bozukluğu semptomların en belirgin nedeni olduğu ortaya çıktı.
  • Geleneksel olarak evin çökmesi, göçük altında kalma, yakınların kaybı, sakat kalma, yaralanma ve benzeri travmatik süreçlerin düşük oranlarda etkili olduğu, ana faktörün çocukluk ve ergenlik döneminde ailede yaşanan travmatik süreçlerin olduğu ortaya çıkıyor.
  • Ayrıca Psikolojik Dayanıklılığın düşmesi (stresle baş etme kapasitesi) ve Deprem Travmasının halen etkili olduğunu gösteren semptomlar (ışığı söndürünce uyuyamama, gece 3.00’den sonra yatma, doğal afetlerle ilgili film izleyememe gibi) faktörlerin hepsinin aile içinde yaşanan travmatik süreçlerle ve sorunlarla direk ilişkili olduğu saptandı.

20 Yıl Sonra: 1999 Marmara Depremi
Travmanın Gücü, Ailenin Rolü, Psikolojik/Psikiyatrik Sorunlar

Konuk çalışmayla ilgili yaptığı açıklamada şunları anlattı: “Bu programda belli başlı birkaç temayı gündeme getirme amacı güdüyoruz: Depremden 20 yıl sonra hala “deprem travmasının” etkilerini yaşayan, TSSB (Travma Stres Bozukluğu) tanısı alabilen, ya da TSSB semptomlarını yaşayan insanlar var. Bu sonuçta deprem travmasının dozu-şiddeti doğal olarak rol oynamıştır. Acaba ailede yaşanan olumsuz olayların ya da travmatik süreçlerin yoğunluğu-şiddeti ne kadar rol oynamıştır?

Aile içinde travmatik yaşantılar travmaya dayanma gücünü azaltıyor

Bu soruya cevap bulabilmek için deprem bölgesini yaklaşık olarak kapsayan ve 400 depremzedeyi içeren bir araştırma tasarladık. Eğer deprem travmasının kalıcılığını sağlayan travmatik sürecin ağır yaşanması ve aile içinde yaşanan travmatik süreçlerin yoğunluğu ise, koruyucu ve önleyici bir müdahale olarak “travmaya erken müdahale” programlarının yoğun ve kapsamlı bir biçimde uygulanması gerekmektedir.
Eğer aile içinde yaşanan travmatik süreçler yalnızca felaket durumlarında değil normal yaşamda da Psikolojik ve Psikiyatrik sorunların oluşmasında önemli rol oynuyorsa o zaman sağlık politikalarında köklü değişimleri gündeme getirmemiz gerekecek.

Süreçlere travmanın etkisi

Aile içinde yaşanan olumsuz yaşam olayları ve travmatik süreçlerle çocuk ve gençlerin ilerideki yaşamlarında çok çeşitli ve ağır tıbbi, Psikolojik ve Psikiyatrik sorunlar yaşamasına neden olduğuna dair birikmiş bir literatür oluşmuş durumdadır.

Ruh sağlığı politikaları değişmeli

Bu tartışma bize ruh sağlığı ve sağlık politikalarında köklü dönüşümlerin yer alması gerektiğinin altını çizme olanağı verecektir. Örneğin; ülkemizde ruh sağlığı hizmeti veren uzman açığı yaklaşık 300.000’dir. Ülke nüfusu yılda 800.000 artmaktadır. Bu açığı ancak koruyucu-önleyici bir paradigma değişikliği kapatabilir. Hastalık oluştuktan sonra tedavisi çok pahalıdır.

EMDR etkili bir tedavi

EMDR: Psikolojik ve Psikiyatrik sorunların oluşmasında olumsuz yaşam olaylarının (travmatik süreçlerin) ağırlıklı rol oynadığını varsayan ve etkinliği WHO (Dünya Sağlık Teşkilatı) ve pek çok ruh sağlığı standartlarını belirleyen organizasyon tarafından onaylanan Psikoterapi yaklaşımı.”

Share.

About Author

Leave A Reply